Geçen akşam Mısır Apartmanı'nda Kürklü Merkür performansını izlemeye gittim. 30 kişilik bir salon, pahalı biletler, sandalyeler sahnenin dibinde… Gürültülü bir müzik ve bağrışmalar ile başlayan bir oyun. Tam iki saat sürdü. Gözlerimi sahneden alamadım. Gayet küfürlü, insanı tahrik eden, rahatsız eden, üzen, güldüren, gözlerini dolduran, tekrar izleme isteği uyandıran, oyuncuların performanslarına hayran bırakan… İnanılmaz bir oyun. Oyun süresince öyle bir adrenalin patlaması yaşadım ki...Oyun bittiğinde damarlarımdan adrenalin fışkırıyordu. Ve o anda neden klasik salon tiyatrosunda artık sıkılmaya başladığımı anladım. Ben artık farklı bir şey istiyormuşum. Dot'un oyunları kaçmaz diye hayat defterime not düşüp sevgilimle önce istiklalin sonra da evin yolunu tuttuk.
Yazarı ayrıca rahatsız bir adam "Philip Ridley". Barbaric beauty olarak adlandırılan bir stili var derlermiş onun için. Kendisi aşağıdakileri yumurtlamış kendi için:
"I'm creating rituals to make sense of a world that scares the shit out of me."
"I open the window and demons fly in."
Gayet arızalı bir yazardan arızalı bir oyun, yönetmen ve oyuncular için de farklı hislerim yok açıkcası...
mercury fur / kürklü merkür
"fütürist bir masal"
“oyun” telaşlı bir hazırlıkla başlar...
kaos sonrası...
iki kardeş... bir grup genç...
kelebek (!) ticareti yapar ve “yukardakilerin” tuhaf fantazilerini gerçekleştirdikleri partiler düzenlerler...
anıları olan büyük kardeşin dünyanın kaosa teslim olmadan öncesine dair öyküleri vardır...
masum küçük kardeş ise hiçbir şey hatırlayamaz...
öykülerini arayan yedi genç adam ve bir kadın bu yeni dünyada hayatta kalmaya çalışmaktadır...
küçük bir çıkış yolu keşfederler...
ve “parti zamanı”...
"çıkmaz sokağa doğru gidiyorum. bir at. hayır, zebra bu. nasıl gelmiş buraya? küçük çocuklar kovalaya kovalaya köşeye sıkıştırıp bıçaklıyorlar hayvanı. şişeleri kırıp üzerine benzin döküyor bazıları ve kibriti çaktıkları gibi zebra yanmaya başlıyor. çıkmaz sokağa doğru koşturuyor delice. her yeri alev almış. ben diğer tarafa koşuyorum. o kadar acıyo ki bacağım, kanıyıp duruyor. bir sokak görüyorum. geçiyorum. sonra bi tane daha. geçiyorum. ve bir ara yol. zar zor ayakta duruyor, sendeliyorum. her şey puslu, dönüyor. kusacak gibi hissediyorum. her tarafım çiziliyor, kanıyor. dallar. yapraklar. bahçenin birine yığılmışım. çiçeklerin kokusunu duyabiliyorum."
künye
philip ridley
mercury fur / kürklü merkür
yöneten: murat daltaban
oynayanlar:
serkan altunorak,
rıza kocaoğlu,
tuğrul tülek,
enis arıkan,
engin altan düzyatan,
veda yurtsever ipek,
cemil büyükdöğerli,
cem özeren
çeviren: cem kurtuluş
dekor tasarımı: yeşim bakırküre
kostüm tasarımı: hatice gökçe
ses tasarımı: ömer sarıgedik
led tasarımı: engin özsoy, doğan ayger
yardımcı yönetmen ve dramaturg: serkan salihoğlu
asistanlar: serdar saatman, deniz alan, pınar töre, ayşegül beyazdağ
tanıtım fotoğrafları: aylin alıveren
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder